Sistem saati: 10 Eylül 2010, 09:46

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 13 ileti ] 
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: İstanbul İğneada
İletiTarih: 27 Temmuz 2010, 15:07 
Daimi Üye
Daimi Üye
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 05 Mart 2010, 10:58
İleti: 263

Cinsiyet: Bay
Atakanla birlikte hafta sonu 3 günlük geziler planlamıştık. Geçen hafta sonu benim içim çıktığından Saroz turunu ertelemiştik. Hafta ortası Atakan Cuma gününe sınav konduğunu söyleyince o zaman ben yalnız gidiyorum dedim. Bisikletin arka jantının akordu bozuk olduğundan ften gevşetilmiş durumda ve buda bisikletin fren performansını olumsuz olarak etkiliyor. Hafta ortası Trek Ortaköye görürecektim ama işlerimden dolayı bir türlü fırsat bulup götüremedim. Peşşembe sabahı arka lastiğin tamamen söndüğünü gördüm. Uludağ turundan beri bu bisiklete binmiyordum.
Lastiğe hava bastım akşam inmediğini gördüm. Bisiklete çantaları ve çadırı yükledim. Sabah için hazırdım. Cuma sabahı yola çıkarken biraz daha hava bastım ve saat 5.45 te yola çıktım.
Resim
Sahil yolu boştu.
Resim
Hızla yol alıyorum. Bir çırpıda Menekşeye geldim. Tarihi bir lastik fabrikası ve şimdi bakımsız. Yine bir şeyler yapılıyor.

Resim
Resim
E 5 ilerde göründü. Mimar Sinan kavşağına kadar bundan sonra W5 te gideceğim.
Resim

Beylikdüzünde trafik biraz hareketlendi.
Resim
Devebağırtandan aşağı ineceğim ve bu noktadan hem Marmara denizi hemde Büyükçekmece gölü aynı karede görülebiliyor.
Resim
Sağımdaki yarihi Mimar Sinan köprüsünü görünce bu sefer o köpeüden geçmeyi planladığımı anımsadım.
Resim
Resim
İşte sonunda muradıma ermek üzereyim. Köprü karşımda.
Resim
Az sonra köprünün bisiklet sürmek için hiçte uygun olmadığını anladım.
Resim
Göl üzerine yapılan barajın kapakları.
Resim
Buda artık şehrin içinde kalan Akçansa çimento fabrikası.
Resim
Bir ayçiçek yada gündöndü tarlası. Sarısıyla, yeşili ile çok hoş duruyor.
Resim
Çatalcada çay bahçesinde ilk molamı verdim saat 8.30 ve bahçenin ilk müşterisi benim. Mimar Sinana kadar oldukça iyi olam tempom ana yoldan ayrılmamla birlikte bir miktar düştü.
Resim
Resim
Yarım saatlik çay molasından sonra tekrar yola çıktım.
Yolun yarısından fazlası geride kaldı.
Resim
Akalan kavşağına geldim.Buraya kadarki yolu Akalandan İstanbula doğru 3 kez geçmiştim. Sola Saray istikametine devam edeceğim. Sıcaktan asfalt erimiş, sürmek çok güç oluyor.
Resim
Bir süre sonra iki bisikletli seyyahla karşılaştım. Bayan Alman, Erkek İngiliz. Türkiyeye Bulgaristandan giriş yapmışlar. Birbirlerimizin karşılıklı fotoğraflarını çektikten sonra yanıma gelip yolu soruyorlar. Daha rahat sürmeleri için E5 ten giymelerini öneriyorum. Bisiklet lastiği alacaklarmış yardım istediler. Bayan yola kaçta çıktın diye sordu. 5.45 deyince oldukça süratli gelmişsin dedi. Yolları Karadeniz Üzerinden Tahrana gitmekmiş. Birbirimize başarılar dileyip ayrıldık.
Resim
İleride yabani erikleri görünce önce bol miktarda yedim, sonrada biraz çantama doldurdum.
Resim
Sağda bir silis madeni. Cam ve porselen yapımında kullanılıyor.
Resim
İleride böğürtlenleri görünce durup bütün siyah böğürtlenleri yedim. Birazda kırmızılardan yedim.
Resim
Yüklü bisiklette ayak çok fazla işe yaramadığından yere yatırdım.
Resim
Yola devam ediyorum ama bu arada hiç köy yok. Karnım acıktı. İşin kötüsü bu sefer yanımda bisküvit bile yok.
Resim
Sonunda bir köy göründü. Ama köy yol kenarında değil. İçeri girip vakit kaybetmemek için yola devam ettim.
Resim
Resim
Bir çeşmeye geldim. Suyu buz gibi. Köylü yalağa koyduğu kavunları soğutup satmaya çalışıyor. Bende sanki yüküm azmış gibi bir kavun aldım. Köylü ileride yolun 3 km içinde Danamandıra köyü olduğunu eğer devam edersem Aydınlarda yol kenarında etçi olduğunu söyledi. 6 km fazla yol yapmaktansa devam etmeyi yercih ettim.
Resim
Yalıköyden çıkan diğer yol demek buraya geliyormuş.
Resim
Hala köy görünmedi.
Resim
Her tabela gördüğümde artan umutlarım yaklaşınca sönüyor.
Resim
Resim
Nihayet Aydınlara geldim. Yalnız bu köyde içeride ama ileride yol kenarında etçi görün.
Resim
Burada 1 saat yemek molası verdim. Kuzu külbastı, yoğurt yiyip Cocacola içtim.
Resim
2 kedi ve yavruları vardı. Yavrular çok sevimliydiler. Yemeğin üzerine taze çay ikram ettiler. Yalnız hesap tuzluydu. 23 TL. Bu ülkede et yemek artık insanlara haram oldu. Bundan sonra et isteğimizi dana buryon ile bastıracağız.
Resim
Yemekten çıkarken arka lastiğimin biraz indiğini hissettim ama idare eder diye yola çıktım. Bitmek bilmeyen çıkışlardan birisi daha eğim az ama mesafe fena değil.
Resim
Arka jantın yere vurduğunu hissedip lastiğimi şişirdim. Bu arada gördüğüm güzellikleride görüntülemeyi ihmal etmiyorum.
Resim
Binkiliçta benzincide lastiğimi iyice şişirdim.
Resim
Az sonra lastik tekrar inince çıkarıp deliği buldum ve yamadım. Çok ince paslanmaz çelik bir tel batmış. Teli çıkarıp yamalı lastiği taktım ve şişirip yola çıktım. Az sonra lastik tekrar inince yedek lastiği takıp şişirdim. Bundan sonra karar aldım kesinlikle yolda lastik yamamayacağım. Ya molada veya tur sonunda o işleri yapacağım. Evinde kalacağım arkadaşım tahmini varış saatini aşınca aradı ve istersem gelip alabileceğini kendimi fazla tormamamı sötledi. Asla dedim. O zaman Saraya gelince haber ver bende alışverişe geleceğim oradan almış olurum dedi. Tama dedim ama pes etmeye hiç niyetim yok. Evlerinin köşesine geldiğimde arayacağım.
Resim
İstanbul il sınırını geçip Tekirdağ il sınırına girdikten az sonra Safaalanına geldim. Safaalanının adı acaba bu göletten mi geliyor?
Resim
Artık yaklaştım ama yemek ve lastik tamiri için çok zaman kaybettim. Tempomu arttırıyorum. Bunda hedefe yaklaşmak kadar yolun nispeten düz olmasınında etkisi var.
Resim
Resim
Saray geride kaldı. Güngöemwzw gwlmwk üzereyim. Bu yıl leylekleri bu kadar yakından 2. Görüşüm.
Resim
Sonunda Güngörmeze geldim.
Resim
Ben sokağın köşesine geldiğimde onlarda yola çıkmışlar. Soldaki Orhan Büyükçekmeceden geldi. Diğeri ev sahibi Mithat. Arkadaşlığımızın temeli 45 yıl öncesine dayanıyor.
Resim
Bir hedefe daha varmanın mutluluğunu taşıyorum.
Resim
Resim
Tur mesafeai 132. Km
Resim
Ortalama hız
Resim
Max hız
Resim
Tur zamanı
Resim
Devamı var..........


Çevrimdışı
 Profile bak E-posta  
 İleti başlığı: 2. Gün
İletiTarih: 27 Temmuz 2010, 15:17 
Daimi Üye
Daimi Üye
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 05 Mart 2010, 10:58
İleti: 263

Cinsiyet: Bay
Gece sohbet uzayıp saat 02ç00 yi bulunca arkadaşlarımında önerisi ile ertesi gün onlarla beraber Kıyıköye denize gitmeye karar verip İğneada gezisini bir gün sonraya bıraktım.
Sabah geç kalkıldı. Kahvaltıdan sonra 12.00 de Kıyıköye doğru yola çıktım. Bu arada Kastro, Aksicim ve Balkaya gezilerinide aradan çıkartmak istiyordum. Yola çıktıktan 7,5 km sonra Aksicim kavşağını gördüm.
Resim
Kıyıköye doğru yola devam ettim. Geçen yaz yağan şiddetli yağışın büyük tahribat yaptığı Bahçeköy.
Resim
Burada eskiden çok güzel bir alabalık tesisi varmış. Şimdi harap durumda. Selin etkileri bu noktadan itibaren görülmeye başlıyor.
Resim
Resim
Ortada büyük bir lokanta varmış. Adeta dozerle yıkılmış gibi sadece molozları duruyor.
Resim
Kastro sapağına geldim. Buraya ilk kez 1986 da gelmiş ve adeta büyülenmiştim.
Resim
Resim
Sel Kastro köprüsünüde yıkmış ulaşım yan tarafa yapılan servis yolundan sağlanıyor.
Resim
Resim
Resim
Resim
Kastroya ulaştım. Her yer çadır dolmuş.
Resim
Resim
Eskiden buralar boştu şimdi çadırdan geçilmiyor. Burası hem denize girip hem orman içinde piknik yapabileceğiniz hemde yanda akan dereye girip sandal sefası yapabileceğiniz bir yerdi.
Resim
Artık kalabalıktan bu mümkün değil. O huzur veren atmosfer yok olmuş.
Resim
Giriş ücretli. Yaya bile 2 TL. Çadır yeri gecelik 10 TL. Geçen hafta sonu buraya 15.000 kişi gelmiş. Yer kalmadığından arabaları geri yollamışlar.
Resim
Geldiğim yoldan geri dönüp Kıyıköye doğru devam ettim. Kıyıköy girişinde bir dere.
Resim
Resim
İşte Kıyıköy.
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Maalesef tarihe sahip çıkmıyoruz.
Resim
Kıyıköy limanı.
Resim
Aynı yerden Manastır tarafı.
Resim
Arkadaşımı aradığımda evden yeni çıktıklarını öğrendim. Çay bahçesinde çay ve maden suyu içip onları bekledim. Geldiklerini öğrenince plaja doğru yola çıktım. Hava çok sıcak. Dünden beri termometre 36 dereceyi gösteriyor. İçtiğim suyun miktarı belli değil.
Belediye plajı. Burası bir iki günlük çadır kurmak için mükemmel.
Resim
Resim
Balık fiyatları çok ucuz değil.
Resim
Resim
Manastır lafını duyduğumdan bizim gideceğimiz yer orası diye manastıra doğru gittim. İyikide gitmişim.
Resim
Resim
Resim
Resim
Her tarihi eserde olduğu gibi buradada tahribat fazla.
Resim
Resim
Resim
Resim
Telefon edip yanlış yerde olduğumu öğrenince geriye dönüp Belediye Plajına gittim. Bisikleti plaja almadıklarından, bende kilidin anahtarını diğer çantada bıraktığımdan denize girmeyip yola devam ettim.
Resim
Köyde su aldığım bakkaldan Aksicim yolunu öğrendikten sonra yeniden kendimi bitmez tükenmez iniş ve çıkışlara vurdum.
Resim
Sıcaktan eriyen asfalt yolda gitmeyi güçleştiriyor. Bu da bisikletimin asfalttaki lastik izi.
Resim
Resim
Resim
4 km sonra tabelası olmayan bir kavsak görüp tahminen o yöne saptım. Az sonra beni %10 eğimle iniş olan bir yol karşıladı. Burada asfalt yol boyunca eridiğinden dikkatli indim. Bu sıcakta o erimiş asfaltta yokuşu tırmanmayacağım için çok şanslıydım. Karşıda bir baraj gölü beni selamlıyordu.
Resim
Eriyen asfaltı bu fotoğrafta daha iyi görebilirsiniz.
Resim
Resim
Resim
Devamı var.............


Çevrimdışı
 Profile bak E-posta  
 İleti başlığı: Re: İstanbul İğneada
İletiTarih: 27 Temmuz 2010, 15:18 
Daimi Üye
Daimi Üye
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 05 Mart 2010, 10:58
İleti: 263

Cinsiyet: Bay
Çocuklar suda yüzüyorlardı.
Resim
Resim
Resim
Balık ta avlanıyor.
Resim
Burada su kenarında bir gölgede evden yanıma aldığım ev yapımı poğaçaları yiyip suyumu içtim ve yeniden yola koyuldum. Az ileride bu sefer %10 luk tırmanışı görünce kurtulamadığımı anladım. Bunun inişten tek farkı asfaltın erimemiş olmasıydı.
Resim
Mola yerimden 2,5 km uzaklaşmama rağmen göl ağaçların arkasında hala de vam ediyordu.
Resim
Resim
Sonunda Aksicime geldim. Burada telefon çoğu yerde çekmiyor.
Resim
Balkaya bu köyün devamında. Geri dönmem için tekrar Aksicime gelip buradan Kıyıköy yoluna çıkacağım. Köylüler Balkaya girişindede orman içinden giden bir yolu tarif ettiler. Oradan dönmeye karar verdim.
Rampalar yine beni bekliyor.
Resim
5 km sonra bir dere kenarına geldim.
Resim
Mola verip dere kenarına sırt üstü uzandım. Güneş yaprakların arasından parlıyordu.
Resim
Dere çok temizdi ve belliki suyuda soğuktu. Yolun karşısındaki çeşmeye gitmeye üşendiğimden mataramı ve su şişemi dere suyundan doldurdum.
Resim
Yola çıkıp Balkayaya geldim. Köy girişinde yolu görüp sorduğum 2 kişi yardımcı olamadı. Arkamdan gelen bir köylü buraları iyi bildiğini yardım edebileceğini söyledi. Yolu antenlerin olduğu yere kadar tarif etti. İlerisinide Aksicimde tarif etmişlerdi. İş ormanın içine dalmaya kalmıştı. Adam son anda yalnız ormanda şürü köpekleri vardır seni rahat bbırakmazlar yanına bir sopa al deyince vaz geçtim. Hem köpekler hemde yolumu kaybedip ormanda karanlığa kalma tehlikesi bu kararı almamda etkili oldu. Geri dönüp az önce indiğim bir rampayı tırmanırken asfaltta bir tilki gördüm. Fotoğrafını çekeyim diye düşünürken beni gören tilki ağaçların arasından ormana girip gözden kayboldu. Aksicime geldim ve stabilize yoldan ilerlemeye başladım. Ana yola kadar 12 km bu şekilde gidecektim. Bu yolda bisiklet sürmenin asfalta göre daha kolay olduğunu keşfedince hızımı arttırdım. Bazen düz yolda gittim, bazen hoplaya zıplaya indim, bazende kağnı gibi tırmandım. Bu yolda tek şikayetim arada birde olsa gelen araçların hiç hız kesmeden tozu dumana katmalarıydı.
Resim
Birt gün önce patlayan lastiğimi suya sokup baktığımda lastikte yamadığım yerin karşısında bir delik daha görüp yamamış ve eski lastiği yeniden bisiklete takmıştım. Lastik bu hoplama zıplama anın da yeniden hava kaçırmaya başladı. Şişirip yola devam ettim. Sonunda asfalt yola çıktım.
Laladeresi üzerindeki köprüde selden yıkılmış ve kara yolları üzerinden geçtiğimiz köprüyü yeni yapmış.
Resim
Gün sonunda 85 km yol yapmışım.
Resim
Ortalama hızım.
Resim
Toplam biniş sürem.
Resim
Maksimum hızım.
Resim
İnen lastiği söküp baktığımda yamanın altından çok hafif kaçırdığını gördüm. Bu yama seti ile ne zaman yapıştırsam sonuç olumsuz. Hele yapıştırıp hemen şişirirseniz hiç tutmuyor. Bundan sonra bu markayı kullanmayacağım. Tavsiyem ucuz yama setlerini kullanmayın.
Devam edecek.......


Çevrimdışı
 Profile bak E-posta  
 İleti başlığı: Re: İstanbul İğneada
İletiTarih: 27 Temmuz 2010, 15:19 
Daimi Üye
Daimi Üye
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 05 Mart 2010, 10:58
İleti: 263

Cinsiyet: Bay
Sabah erkenden kalktım. Bisikletimi hazırlayıp ev ahalisinin kalkmasını bekledim. Kısa bir kahvaltıdan sonra 8 de yola çıktım. Yolun ilk 28 km dün kattetiğim yol olduğundan benim için pek bir cazibesi yoktu.
Hava henüz ısınmamıştı. Günübirlik denize ve pikniğe gidenlerin araçları arada bir peş peşe yanımdan hızla geçip gidiyorlardı. Kıyıköye doğru ilerlerken Tekirdağ il sınırından Kırklareli il sınırına geçip yola devam ettim.
Resim
Resim
Bir manda sürüsüne rastladım.
Resim
Her taraf yemyesil.
Resim
Fazla bilinmeyen bir milli park. Hoş girmek yasak diye tabelada var az ileride.
Resim
Sessiz sakin doğa ile baş başa ilerliyorum. Az sonra başlayacak olan yoğun trafik akşama kadar devam edecek.
Resim
Artık Kıyıköy arkamda kalmak üzere.
Resim
Dün Balkayadan kıyıköy yoluna çıkmayı deneseydim gördüğünüz antenin yanına kadar çıkıp soldan 2. Yola girmem gerekiyordu.
Resim
Yoldan tek tük araba geçiyordu. Hava temizdi. Huzur içinde yol alıyordum. Sağımda kalan sapağı geçtikten sonra başımı çevirince karşı yönden gelenlerin görebileceği bir tabela gördüm. Bu benim devam edeceğim yoldu. Bakmasam başka yollardan gitmek zorunda kalacaktım.
Resim
Resim
Arkadaşımdan Hamidiyeye kadar ineceğimi, Kışlacık a kadarda çıkacağımı öğrenmiştim. Bu durumda iniş az çıkış çoktu.
Özellikle arka frenim nerede ise hiç tutmadığından temkinli iniyordum. Kıyıköye inen 2,5 km uzunluğundaki lahana bayırında arka freni sonuna kadar sıktığımda bisiklet hızlanmaya devam ediyordu. Bütün dikkatime rağmen bir ara karşıma 180 derecelik bir viraj çıktı. Baktım duramıyorum sol ayağımıda yola sürterek son anda yolda kalabildim. Köy adeta boş gibiydi. Kahvede sadece 2 kişi vardı. Bu köy baraj gölü altında kalacağından nüfus iyice azalmış.
Resim
Köy çıkışında rampa ile birlikte yeni dökülmüş mıcır yol başladı.
Resim
Yolda ilerlemek oldukça zordu.
Resim
Araba az geçtiği için arabaların tekerleklerinin mıcırları temizlediği yerlerden gittim. Yolun kenarlarına biriken mıcır bisiklet sürmeyi oldukça zorlaştırıyordu. Sonunda Kışlacık göründü.
Resim
Resim
Kışlacık ın 4 tane tarihi mekanının olduğunu görüyoruz tabeladan. Panayır iskelesi, G. Venezilosun evi, Mimar Sinan çeşmesi, kovantaşı mağarası.
Kahvenin önüne geldiğimde selam verip kaskımı çıkardım. Köylüler beni çok sıcak karşıladılar. Küçük Yusufu kaldırıp beni oturttular. 2 çay içip sohbet ettik. Çay parasınıda soldaki bey ödedi. Çay 25 kuruş.
Resim
G. Vezilos un evi rumlardan kalmaymış ve şimdi tamir ediliyormuş. Bunun gibi pek çok ev ya bakımsızlıktan yıkılmış veya orijinali korunmadan tadilat yapılmış. Mağara tadilattaymış ve yolu bisiklete uygun değilmiş. Panayır iskelesi deniz kenarıymış ve çok güzelmiş. Uzun metreler gögüs hizasını geçmezmiş. Köye 12,5 km uzakta olduğundan 25 km fazladan yol yapmamak için vaz geçtim. Sivrilerden Demirköye kestirme bir yol olduğunu söyledim ve nasıl gidebilirim diye sordum. Yol stabilize ve sürat yapamazsın ama araba yoluna göre daha kısa, orman içinden gidip bir dere geçeceksin dediler. Aralarında 2 yolun zorluklarını tartıştılar ve sonunda orman yolundan da gidebileceğime karar verdiler. Bende değişiklik olsun diye ormandan gitmeyi seçtim. Sivrilerde kahvedekilere sor sana yolu tarif ederler dediler. Sivrilere kadar yolda çeşme olmadığını söyleyip suyumu doldurmamı tembih ettiler. Tarihi çeşmede sularımı doldurdum. Bu çeşmenin suyu yaz ve kış 6 derece sıcaklıkta akarmış.
Resim
Kahvedekilerle vedalaşıp yola koyuldum. Az sonra yanımdan geçen araç şoförü selam verdi. İleride tarlasının kenarında durup arabasından indi ve tekrar selamlaştık. Bana ikramda bulunmak için soğan istermisin diye sordu. Teşekkür edip yola devam ettim. 2 gün önceki kavundan sonra soğanı taşımaya hiç niyetim yoktu.
Resim
Burasıda Panayır iskelesinin köyün 4 km dışındaki diğer girişi. Köyden Panayır iskelesine insem buradan çıkacaktım. En kısa zamanda buralara tekrar gelip panayır iskelesinide görüp konaklamak istiyorum.
Resim
Sivrilere hala 10 km yolum var.
Resim
Burada verdiğim kısa bir molanın ardından yola devam ettim.
Resim
Bu böğürtlenleri görünce böğürtlen yememe kararımdan vaz geçip oradaki bütün olmuş böğürtlenleri yedim. Her birisi bir üzüm tanesi kadarlardı ve şimdiye kadar yediğim en lezzetli böğürtlenlerdi.
Resim
Sivrilere doğru doğa ile baş başaydım. Ne bir araç nede bir insan vardı.
Resim
Doğa ile baş başaydım.
Resim
Resim
Bu bölgede asfaltta erime yok. Yalnız asfaltın sürüşe uygun olduğunu söylemek imkansız. Aşağı doğru hafif eğimde pedal basarak 13 km hıza zor ulaştığınızda oluyor, hafif çıkışta 20-25 km hıza ulaştığınızda. Adeta yoldaki bir vantuz tekerleklerinizi tutup bırakmıyor.
Resim
Sonunda Sivrilerdeyim.
Resim
Demirköy üzerinden gidecek olsaydım bu yolu takip edecektim.
Resim
Köy kahvesinde 2 çay içtim. Masama gelip oturan iki köylü sanki yokmuşum gibi davrandılar. Ezan okununca kalkıp camiye gittiler. Buradakiler Kışlacıklılar gibi cana yakın değiller. Kahveciden yolu öğrenip devam ettim. Burada çay 30 kuruş.
Resim
Yol oldukça bozuk ve hep iniş. Fren yapmaktan avuş içlerim ağrımaya başladı.
Resim
Suyum olmasına rağmen çeşmeden tazeledim.
Resim
Kahvecinin söylediği kavşağa geldim. Kahvecinin dediği gibi sola devam ettim.
Resim
Yolun devamındaki levha moralimi bozdu. Sonra benim aracımın bisiklet olduğunu anımsayıp yola devam ettim.
Resim
Dere yolun bir kısmını götürmüş.
Resim
Bu dereyi birde kışın görmek lazım.
Resim
Dereye geldim. Köylüler dere kurumuşsun rahat geçersin demişlerdi ama ayakkabı ve çorapları çıkarmadan geçmek mümkün değil.
Resim
Tekerlekleri kuma gömülen bisikletimi iterek karşıya geçtim. Su çok sıcaktı.
Resim
Burası Longoz ormanı. Sinek çok fazla. Su içmek için bile duramıyorum. Sinekler ordu halinde önümde uçuyorlar. 16 km hızın üzerine çıktığımda kayboluyorlar yavaşlayınca yeniden üşüşüyorlar.
Resim
Bir ara yokuş çıkarken ağaçların arasından bir kızıl tilki başını uzatıp beni görünce ağaçların arasında kayboluyor. Bir göl levhası görünce 2 km gitmeyi göze alıp yola girdim ama 3 km gittiğim halde gölü göremedim. Yolun sonunda açık bir demir kapı görünce köpek olabilir diye geri döndüm.
Resim
Resim
21 km sonra orman sona erdi ve İğneada yoluna çıktım.
Resim
5 km sonra İğneadaya geldim.
Resim
İlk işim otogara gidip dönüş bileti almak oldu. Otogar anababa günüydü. Kimi bilet arıyordu, kimi biletini otobüs gelmedi diye iptal ettiriyordu. Doğrusu bu durum gözümü korkuttu.
Resim
Önce İğneadayı dolaştım.
Resim
Resim
Çok kalabalıktı ama ben geldikten bir süre sonra insanlar gitmeye başladılar.
Resim
O günkü pedal sürem.
Resim
Yaptığım yol.
Resim
Ortalama hızım.
Resim
Max. Hızım.
Resim
Devamı var............


Çevrimdışı
 Profile bak E-posta  
 İleti başlığı: Re: İstanbul İğneada
İletiTarih: 27 Temmuz 2010, 15:20 
Daimi Üye
Daimi Üye
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 05 Mart 2010, 10:58
İleti: 263

Cinsiyet: Bay
Geceliği 3 TL olan kampta çadırımı kurdum. Elektrik yok. Tuvaletler felaket kokusundan yanına yaklaşmadım. Bir çeşme var her daim başı kalabalık. Duş yolun karşısındaki plajda. Allahtan plaj bedava.
Resim
İnsanlar sahili terketti.
Resim
5 yıldızlı bir otel var.
Resim
Fayton sefası yapanlar.
Resim
Burada kuzey rüzgarı karadan denize estiğinden dalga nispeten az oluyor.
Resim
Resim
Yemek için alternatif bol. Ben köfte menü yedim. Hava kararmaya başladı.
Resim
En beğendiğim fotoğraf bu oldu.
Resim
Akşam sivrisineklerden korunmak için erkenden yattım. Sabah 7 de kalkıp denize girdim. Kahvaltımı yaptım. İğneada restaurantta balık menü fiyatı hiçte fena değil.
Resim
Dönüşte bu güzel çiçekleri gördüm.
Resim
Kaldığım kampın erkekler tuvaleti. Bu mesafeden bile burnum düştü. Kullanmam mümkün değil.
Resim
Tekrar denize girdim. Rüzgar karadan esmesine rağmen deniz dalgalıydı.
Resim
Buda iğneada meydanının 360 derece panaromik fotoğrafı.
Resim
Otobüs saati yaklaşınca çadırımı ve eşyalarımı toplayıp otogara gittim ve adeta İETT otobüsü gibi kalabalık bir otobüsle yola çıktık.
Bu bölgeye yeniden gideceğim ve daha çok kalacağım. Offroad gezi isteyenlere, performansını test etmek istiyenlere, performans arttırmak isteyenlere şiddetle tavsiye ederim. Bu gezinin bir ilginç yanıda Mimar Sinanda Çatalca yoluna girdiğimde karşılaştığım köpekleri saymazsam hiç köpek tacizine uğramamam. Köpek yok, insan yok, araç yok, tilki çok, benim göremediğim kimbilir başka hangi hayvanlar var. Daha ne olsun. Benim gibi köpekten korkan hatta nefret edenlere şiddetle tavsiye ederim.


Çevrimdışı
 Profile bak E-posta  
 İleti başlığı: Re: İstanbul İğneada
İletiTarih: 27 Temmuz 2010, 17:46 
Normal Üye
Normal Üye
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 12 Ocak 2010, 11:49
İleti: 122

Cinsiyet: Bay
Orhancığım Merhabalar,

Seni nasıl tebrik edeceğimi bilemiyorum.Tek başına büyük bir cesaretle yaptığın turlardan birini yine resimli roman okur gibi ve seninle birlikteymişim gibi su gibi gözümün önünden akıp geçti.Pedalına ve yüreğine sağlık.Bizim yaşımızdaki insanlarada büyük bir örnek teşkil ediyorsun.Daha yazacak çok şey var ama laf salatası olacak.Gerçekten tebrik edderim.

Sevgilerimle;sağlıklı ve bol pedallı günler dilerim.


Çevrimdışı
 Profile bak E-posta  
 İleti başlığı: Re: İstanbul İğneada
İletiTarih: 27 Temmuz 2010, 19:55 
Daimi Üye
Daimi Üye
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 05 Mart 2010, 10:58
İleti: 263

Cinsiyet: Bay
kanatyelken yazdı:
Orhancığım Merhabalar,

Seni nasıl tebrik edeceğimi bilemiyorum.Tek başına büyük bir cesaretle yaptığın turlardan birini yine resimli roman okur gibi ve seninle birlikteymişim gibi su gibi gözümün önünden akıp geçti.Pedalına ve yüreğine sağlık.Bizim yaşımızdaki insanlarada büyük bir örnek teşkil ediyorsun.Daha yazacak çok şey var ama laf salatası olacak.Gerçekten tebrik edderim.

Sevgilerimle;sağlıklı ve bol pedallı günler dilerim.

İhsancığım teşekkür ederim. Umarım bir gün Sen, ben ve İlhan bey birlikte gideriz.


Çevrimdışı
 Profile bak E-posta  
 İleti başlığı: Re: İstanbul İğneada
İletiTarih: 30 Temmuz 2010, 11:17 
Yeni Üye
Yeni Üye
Kayıt: 07 Mart 2010, 14:35
İleti: 20

Cinsiyet: Bayan
Orhan bey,
Sizi tebrik ediyorum.Maşallah enerjinize.
Ben de İzmir e tatil için gitmiştim, yazınıza cevap veremedim.
Güzel ve keyifli turlarda görüşmek dileği ile selamlar,


Çevrimdışı
 Profile bak E-posta  
 İleti başlığı: Re: İstanbul İğneada
İletiTarih: 30 Temmuz 2010, 15:17 
Daimi Üye
Daimi Üye
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 05 Mart 2010, 10:58
İleti: 263

Cinsiyet: Bay
ayscak yazdı:
Orhan bey,
Sizi tebrik ediyorum.Maşallah enerjinize.
Ben de İzmir e tatil için gitmiştim, yazınıza cevap veremedim.
Güzel ve keyifli turlarda görüşmek dileği ile selamlar,


Teşekür ederim. Şehir içi turlarda görüşmek üzere. Mehmete selamlar.


Çevrimdışı
 Profile bak E-posta  
 İleti başlığı: Re: İstanbul İğneada
İletiTarih: 31 Temmuz 2010, 10:19 
Normal Üye
Normal Üye
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 28 Şubat 2010, 23:07
İleti: 62

Cinsiyet: Bay
tebrikler Orhan abi.Indiana jones gibisin valla.Okurken helak oldum, sürerken seni düşünemiyorum.Ben de Yalıköy'e aynı güzergahtan gitmiştim.Dediğin gibi ya köpekler ehlileşmiş ya da nesli tükenmiş. .; Çiftlikköy girişinde iki azman saldırmıştı sadece.hah!! dedim biber gazını denemenin tam zamanı.Ama gariptir beni parçalayacak gibi havlamalarına rağmen bi türlü sıkacak kadar yaklaşamadım.Ben üstlerine gittikçe kaçtılar.Burdan anladım ki terddüt etmeden üslerine yürürsen olayın şekli değişiyor.Yok ufak ufak ya da Allah ne verdiyse pedallayayım dersen köpeklere gün doğuyor.
Bi türlü paylaşma fırsatı bulamadığım Yalıköy turu için "asssfalt ağlaadı bee" esprisi yapacaktım.Yapış yapıştı gerçekten.
tekrar tebrik ediyor,mümkün oldukça yalnız tur yapmamanı öneriyor,ilk fırsatta beraber pedallamayı ümit ediyorum.. .bike

_________________
sabret..içinde kin barındırma..sevelim,sevilelim bu dünya kimseye kalmaz


Çevrimdışı
 Profile bak E-posta  
 İleti başlığı: Re: İstanbul İğneada
İletiTarih: 31 Temmuz 2010, 17:37 
Yeni Üye
Yeni Üye
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 17 Şubat 2006, 22:35
İleti: 5
Konum: muğla

fotoğraflar, mekan, siz yani herşey çok güzel teşekkürler

_________________
Gökova Pisletcileri

Resim


Çevrimdışı
 Profile bak  
 İleti başlığı: Re: İstanbul İğneada
İletiTarih: 01 Ağustos 2010, 17:43 
Daimi Üye
Daimi Üye
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 05 Mart 2010, 10:58
İleti: 263

Cinsiyet: Bay
felis911 yazdı:
fotoğraflar, mekan, siz yani herşey çok güzel teşekkürler


Teşekkür ederim.


Çevrimdışı
 Profile bak E-posta  
 İleti başlığı: Re: İstanbul İğneada
İletiTarih: 03 Ağustos 2010, 09:57 
Daimi Üye
Daimi Üye
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 23 Haziran 2008, 08:58
İleti: 350

Cinsiyet: Bay
Orhan Kılıç yazdı:
kanatyelken yazdı:
Orhancığım Merhabalar,

Seni nasıl tebrik edeceğimi bilemiyorum.Tek başına büyük bir cesaretle yaptığın turlardan birini yine resimli roman okur gibi ve seninle birlikteymişim gibi su gibi gözümün önünden akıp geçti.Pedalına ve yüreğine sağlık.Bizim yaşımızdaki insanlarada büyük bir örnek teşkil ediyorsun.Daha yazacak çok şey var ama laf salatası olacak.Gerçekten tebrik edderim.

Sevgilerimle;sağlıklı ve bol pedallı günler dilerim.

İhsancığım teşekkür ederim. Umarım bir gün Sen, ben ve İlhan bey birlikte gideriz.


Sizin gibi bir rehberimiz olduktan sonra,bu güzel yerleri sizlerle gezip görmeyi tabiki çok isterim.Ellerinize,ayaklarınıza,yüreğinize sağlık.


Çevrimdışı
 Profile bak E-posta  
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 13 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


 Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz

Arama: